MERAKLI KURTCUK - SOSYALPROBLEMLER

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?






Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.
Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor.
                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 
                                             
Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Haziran 2016 Çarşamba

TERÖRİZM....







        Dün Atatürk havalimanında yapılan terör olayı bir kez daha gösterdi ki terör gerçeği hemen yanı başımızda. Yaşanan olaylara maalesef tüm ülkeyi üzüntüye boğdu.

        Yayınlanan görüntüler insanların panik ve korku içinde olduklarını açık şekilde gösteriyordu.Terör örgütlerinin birinci amacı toplumu korkuya,endişeye sevk etmektir.Bu tür eylemlerle kendilerini göstermek topluma ve en önemlisi ülke yöneticilerine mesaj vermektir. Ankara ve dün yaşanan terör olaylarını iyi okumak gerekiyor.Benim görüşüm bu iki olayda topluma ve devleti yönetenlere mesaj istediğimizde kalbinize kadar iner eylemimizi yaparız mesajıydı.Ancak güçlü oturmuş bir devlet hiçbir zaman teröristlere boyun eğmez eğmemelidir.Dik durmalıdır.Buraya kadar devletin bu tür olaylar karşısında yapması gerekenleri yazdım.Ancak yaşanan bazı ihmaller haber almadaki zaaflar kararlı ve güçlü bir terörle mücadelede devletin bekası için gerekli özelliklerdir. Tabi ki terör örgütleri destek bulmazlarsa yok olurlar.Destekler hem halktan hemde dış ülkelerden olabilir.Devlet halkını tehlikelere karşı bilinçlendirecek halkının yanında olduğunu gösterecek gerektiğinde ayağına gidecek halkın sosyo kültürel yapısını,eğitimini bir bütün şekilde tasarlayıp uygulamalıdır.İşte o zaman terör örgütünün iç desteği bitecek devlet tam olarak hakimiyetini hissettirecektir.Dış güçlere gelince..eylem yapmak örgüte katılanların silahlarını ve malzemelerini temin etmek için gelire ihtiyacı vardır.Buda örgüte destek veren ülkeler tarafından karşılanır.Kimi bunu gizliden hibe ederek kimide para ile satmaktadır.Örgütlerin gelirlerini genelde narkotik maddeden sağlar en büyük gelir kaynağıdır.Devlet olarak bu para kaynaklarını kesecek tedbir alarak örgütlerin zayıflamasını sağlayabilir.

       Yaşadığımız bu tür olaylarda toplumumuz soğuk kanlılığını korumalı infiale yer vermemelidir.Ancak bu aralar sık sık yaşadığımız düşünülürse halk arasında homurdanmalara neden olmaya başladığını görmekteyim.Bu bizim sosyal yaşamımız için oldukça tehlikeli bir durum olarak görüyorum.

       Maalesef toplum olarak bazı olaylara alıştığımızı alıştırıldığımızı gözlemliyorum. Hemen hemen her gün veya gün aşırı şehit haberleri duyuyoruz.Bir düşünelim eskisi gibi haber oluyor veya halkta yankı uyandırıyor.Bence HAYIR. Çünkü alıştık tabi ki terörle mücadelede her şey olabilir asker ve sivil kayıp olabilir.Ama olaylar olurken de magazin veya yarışma program reytingleri 1. sırada çıkıyorsa bu işte bir terslik var demektir.....

                                     BAŞIN SAĞOLSUN TÜRKİYE

TERÖRÜ LANETLİYORUZ !!!!!





 Atatürk havalimaninda yaşanan terör olayını lanetliyor ; Yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet  geride bıraktıkları ailelerine başsağlığı diliyorum.Yarali vatandaşlarımıza allahtan şifa dilerim...


                                                         MERAKLI KURTCUK

17 Haziran 2016 Cuma

BİZ BABALAR !!!!!










           Biz babalar her ne kadar sert görünsekte yufkadır bizim yüreğimiz.Toplumun ve sosyo kültürün bize biçtiği roldür babaların hep ayakta dik ve birazda sert mizaçlı olmamaları.Bizler ailemizin huzurlu ve sağlıklı olduğunda dünyalar bizim olur. Bizler aslında en ufak şeyden mutlu oluruz ancak bunu bazen belli ederiz bazen edemeyiz. Ne kadar yorgun olsakta eve dönünce eşimizin güler yüzü ve kucağımıza atlayan evlatlar bütün yorgunluğumuzu alır. Bazende öküz olduğumuz doğrudur. Eşimize ve çocuklarımıza zaman ayıramayız.Önceliğimiz iş koşturmasına döndüğünde hayatın akışı içinde çocuklarımızın büyüdüğünü bile fark edemeyiz bazen..Halbuki onlara ayıracağımız kaliteli zaman hem bize hem aile yapısının güçlenmesine yardımcı olur. Erkek çocukları için baba figürü çok önemlidir.Çocuklarla ilgilenmek onlarla yeri geldiğinde arkadaş yeri geldiğinde baba olmayı onların topluma faydalı bireyler olarak yetişmeleri bizim baş görevlerimizdendir.Aslında çoğunlukla onun için uğraşırız.Biz fedakarlığı çok severiz kendimizden yaptığımız fedakarlık çocuklarımızı veya eşimizi mutlu ediyorsa dünyalar bizim oldu demektir... 


Velhasıl kelam baba olamak kadar güzel bir şey yok şu dünyada.. 


           BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN........

15 Haziran 2016 Çarşamba

37 YIL SONRA GELEN SÜRPRİZ - 2

 








       Ameliyat sürecine girilmişti.....


        Ameliyattan 1 hafta önce hastahaneye yattım. Her gün tahliller yapılıyor , sürekli kan ve idrar tahlilleri alıyorlardı. Ek mr.'lar ve tomografiler çekiliyor. sonuçları beklerken yatış sürem uzuyordu. Bu arada doktor arkadaşımdan ilginç tespitler ve ameliyat yöntemlerini konuşuyor bana ameliyatın nasıl geçeceğini anlatıyor beni rahatlatmaya çalışıyordu. Öğrendiğim en ilginç ve şaşırtan bilgi sol böbreğim 5 yıldır görevini yerine getirmediği ve görevi sağ böbreğim aldığını söylemesiydi.Bunu duyduğumda hem şaşırdım hemde sağ böbreğimin sağlıklı olduğuna şükrettim.  Şuana kadar belirti vermemesi de bana hayli ilginç gelmişti. Tabi ben bunları yaşarken evde eşim pek belli etmese de endişeliydi. Annem,babam kardeşlerim yüzlerindeki ifadeyle endişeli olduklarını gizleyemiyorlardı. Durumun ciddiyetini ve bir kaç gün daha  geciksem istenmeyen vakaların vuku bulacağını öğrenmiştik. Sol böbreğimin üst kısmındaki dokular ölmüş ve iltihapla beraber böbreğin yapısının değişmesine neden olmuş.  Böbreğin üst kısmını alarak böbreği kurtarmayı düşünüyorlardı. Diğer mesaneye giden kanalıda çıkarıp normal haline getirerek tekrara böreğin görevini yapmasını sağlayacaklardı.


     Ve ameliyat günü...


        Bir gece evvel saat 24'den sonra yemek ve su yasak olduğu için kendimi susamış ve aç hissediyordum. Beni ameliyat edecek ekibin benden önce bir ameliyatı daha vardı.Ameliyata götürüleceğim anı bekliyor saatler geçmek bilmiyordu.Eşimde ameliyattan önce göreyim  diye 
18 aylık oğlumu getirmiş.Aşağı bahçede onu severken haber geldi ve hazırlanmam istendi.Ameliyat önlüğünü giyip sedyeye yattığımda sanki bir bilinmeze doğru gittiğimi hissettim. Daha önce doktorlarla konuştuğumuz gibi biraz uzun süreceğini biliyordum sadece... Ameliyathaneye gittim narkozun verilmesine kadar sadece 5 dakikayı hatırlıyorum. Ameliyatım tam 6 saat sürmüş beni uyandırırken vücudumun sedye üstünde adeta zıpladığını, bana sadece -sakin ol dediklerini bende -elimde değil olamıyorum dediğimi  hatırlıyorum . Sonra tekrar uyumuşum gözümü yoğun bakımda açtım.Vücudum narkoza tepki vermiş o yüzden uyanırken çok zor uyanmışım.Yoğun bakımda kendime geldiğimde etrafa anlamsızca baktım.Uyandığımda taşikardim olduğunu nabzımın 180' e kadar çıktığını söylediler.Doktorlar bana 3 saat kalacağımı söyleseler de nabzımın düzelmemesi yaklaşık bir buçuk gün kaldım. Ameliyat sonrası öğrendiğimde sol böbreğimi aldıklarını söylediler.


       Yaklaşık 4 gün sonra evime kavuştum şu an iyiyim normal hayatıma dönmeye başladım.İnsan bu tür olaylar başına geldiğinde her şeyin boş olduğunu daha iyi anlıyor. Normal hayatımızda  aslında sağlıktan başka her şey boş deriz.Ama hiç birimiz istisnalar dışında dikkat etmeyiz.


      Sizlere tavsiyem sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin ki hastalıkların erken teşhisi her zaman hayat kurtarır...



17 Mayıs 2016 Salı

37 YIL SONRA GELEN SÜRPRİZ - 1







              İki iki buçuk hafta önce sabah yataktan yüksek ateşle uyandım. Üşütme olduğunu düşünerek bir kaç ilaç alıp işe gittim saatler geçtikçe kötüleşiyor ayakta duramaz hale gelmeye başlamıştım.Mesai bitiminde arkadaşlarım beni acile götürdüler. 2 tane serum yapıldıktan sonra eve geldim.Biraz rahatlamıştım. Ertesi gün halsizliğim devam ettiği için işe de gitmedim. Bu arada hiç birşey yiyemiyor yediklerim midemde durmuyor hemen çıkıyordu. Ateş düşürücünün işlevi bitince ateş tekrar yükseliyor.Beni bitkin düşürüyordu. Ve idrarımda yanma hissettim.Hemen sabah ateşim 40 dereceye çıkınca tekrardan acilden giriş yaptık. Doktorlar halimi görünce hemen kan ve idrar tahlili aldı. Eşimle sonuçları beklerken sonuçların pek iç açıcı olmadığı ve acil tomografiye girmemiz gerektiğini ve yatış yapabileceklerini duyunca eşimde bende çok şaşırdık. İşlemler yapılınca doktor yanımıza geldi vücudumdaki iltihap miktarının arttığını ve bunu idrar yollarından kaynaklandığını söyledi. Hemen arka arka serumlar takıldı iki gram antibiyotik serumları derken doktor hastahanede yatmam gerektiğini söyledi.O sırada eşim üroloji doçenti olan yakın arkadaşımızı aradı. Tomografi cd'sini aldıktan sonra eve gitmemizi doktoru tanıdığını  ona tedaviye kendinin tedaviye kendinin devam edeceğini söyleyeceğini belirtti.Eve gittikten sonra doçent arkadaşımız tekrar arayarak tomografi cd'sini pc'de açmamızı ve tek tek tüm görüntüleri göndermemizi istedi. Gönderdiğimiz görüntülere bakar bakmaz arayıp sol böbreğimin formunun bozulduğunu ve acil müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. Pazar olmasına rağmen hastahaneye gelmemi ve küçük bir müdahaleyle böbreği biraz rahatlatıp pazartesi günü tetkiklere başlayacaktık.Ancak tomografi cd'sini kendi pc'sinde dikkatle bir daha incelediğinde gerçek ortaya çıktı.

          Durum pekte iç açıcı değildi......



          Sol böbreğimde doğuştan iki üriter sistemin (Böbrekten Mesaneye inen kanal sistemi ) olduğu herkeste toplam her iki tarafında toplan 2 kanal olduğu benim ise 3 kanalım olduğu ortaya çıktı.Benim için gerçekten büyük süprizdi..

          Müdahale yapamayacağını içeride 1 kanalın büyüdüğünü ve içeride sarmal hale gelip organlarımı itip kendine yer yaptığını söyledi.Bu da böbreğimin formunu bozmuş ve 3/1 inin çalışmadığı hatta dokuların büyük ihtimalle öldüğünü söyledi tam olarak sindigrafi ve mrlar gösterecekti gerçeği.. Vücudumda iltihap oranı yüksek olduğu için ertesi gün hastahaneye yattım. İki günlük tedaviden sonra değerlerim normal seviyelerine gelmişti.Hastahaneden ayrılıp mrlarımı, sindigrafilerimi çektiriyor radyasyon aldığım için biraz zorlanıyordum.


       1 hafta bunlarla uğraştım ve arkadaşımla oturup konuştuğumda sonuç : AMELİYAT



4 Nisan 2016 Pazartesi

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.



Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.

Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!



P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU


Bir boomads advertorial içeriğidir.

27 Ocak 2016 Çarşamba

SEVGİLİ OĞLUM...


       

                                     



          Sevgili oğlum sen hayatımıza gireli tam 1 yıl oldu.Bu 1 yılda annenin ve benim hayatım tamamen değişti.Seninle evimize neşe geldi hayatımıza hareketlilik geldi.Canım oğlum sen bizim canımızdan can , parçamızdan bir parçasın.

         Senin doğduğun günü hatırlıyorum da o gün belkide annenden daha çok ben heyecanlanmıştım.

   Annen hala söyler:

- Benmi doğuruyorum sen mi? diye...

Ameliyathane kapısı açılıp seni görünce sanki bu dünyadan sıyrılmış başka bir boyutta seni seyrediyordum. Sana bakarken içimden hep şunu sevinç şaşkınlık bocalama her şey vardı.

Hep içimden: Allah'a şükrediyor bir taraftan bu bizim çocuğumuzsun. Rabbim iyiki  seni bize gönderdi.Tek kusurun uykuyla aranın pek iyi olmaması :))

18 Kasım 2015 Çarşamba

KÜTÜPHANEMİZ İÇİN KİTAPLAR GELMEYE BAŞLADI......





     Geçen hafatalar da buradan duyurduğum Şanlıurfa-Siverek'in Kalınağaç köyünde bulunan Kalınağaç ilkokulun'da görev yapan öğrtetmenlerin katkılarıyla bir kütüphane oluşturma çabaları yavaş yavaş hayata geçmeye başlamış.Okul öğretmenerinden Gizem hanım dün maille ilk gelen kitapların resimlerinibana ulaştırmış bende sizinle paylaşmak istedim.... 







OKULA DESTEKLERİNİ ESİRGEMEYİP KİTAP GÖNDEREN HERKESE KENDİM VE KALINAĞAÇ İLKOKULU ÖĞRETMENLERİ ADINA TEŞEKKÜR EDİYORUM.....





HALA KİTAP GÖNDEREBİLİRSİNİZ AŞAĞIDAKİ ÖĞRETMENİMİZLE İRTİBATA GEÇEBİLİRLER.......



İLETİŞİM BİLGİLERİ:



Adres: Kalınağaç İlkokulu Kalınağaç Köyü Siverek-Şanlıurfa 



İRTİBAT TEL : Okul müdür yardımcısı Mehmet Cenap ÖZ: 0531-8356232


17 Kasım 2015 Salı

TERÖRDE İKİ YÜZLÜLÜK...






            .

            Paris saldırılarından sonra tüm dünya ayaklandı global terör tekrar gündeme geldi Fransa bombardımana başladı falan filan..


           Terör yüzünden hayatını kaybeden insanlara tabi ki üzüldüm terörün her türlüsü kötü,kalleşçe ve insafsız.Onlarca insanı bir ideoloji  uğruna öldürmek ne dine nede insanlığa sığar.

      Yalnız bir şey dikkatimi çekti..

          Bu tür terör saldırılarına yaklaşık 30 yıldır  ülkemiz maruz kalıyor.Onlarca insan hayatını bu terör belası yüzünden hayatlarını kaybediyor. Onlarca insanın yuvası yıkıldı bir çok çocuk babasız anasız kaldı..Ateş hep düştüğü yeri yaktı.. Ancak hiç bir zaman dünya basınında bu tür yer almadı hep flash haber olarak verildi ; bir kaç kınama mesajıyla geçiştirildi. En son Ankara'da yaşanan terör olayında ve önceden ülkemizde yaşanan terör olayları bu kadar ses getirmedi.

         Saldırıdan sonra baktım google ve youtube Fransa bayrağını kullandılar logolarında. Peki bize bu tür saldırılar yapıldığında; Niye dünya bu kadar hassas değil ? İlla bizimde hıristiyanmı olmamız veya bu dünyada ekonomik olarak güçlü olmak mı  gerekiyor ?

          Biz terörle mücadele için çırpınırken teröre destek verenler ; biz teröristlere operasyon düzenlerken artık yeter diyen insan haklarından dem vuranlar terör kendilerine döndüğünde tüm dünyayı ayağa kaldırıyorlar. İşte o zaman ne insan hakları kalıyor ne operasyonları bitir diyebilen bir devlet ortada oluyor... Bir yanda ihtiras ve politikalar uğruna  her gün bombalarla hayatını kaybeden çocuklar,analar, babalar diğer tarafta ülkesinin çıkarları için hayatları hiçe sayanlar..

       

                     Velhasıl kelam dünya olmuş adaletsiz,insafsız,çıkarcı...




















7 Kasım 2015 Cumartesi

DUYURU !! HAYDİ HEP BERABER KÜTÜPHANE KURALIM....




  Arkadaşlar dün gece Show Radyo'yu dinlerken Zeki Kayhan Coşkun'un programı Matrax'ta bir çağrıyı okuduğunu duydum.Bende Meraklı Kurtcuk olarak bu duyuruyu kendi bloğumda duyuracağımı belirten bir tweet attım Gizem hanım bana maille ulaştı. Gizem hanım Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Kalınağaç köyünde bulunan Kalınağaç İlkokulu'unda görevli sınıf öğretmeni okullarında kütüphane yokmuş.Okula kütüphane kurmak isteyen öğretmenler bizlerden destek istiyorlar. Kütüphanede her tür kitaba ihtiyaçları var. Okulda hem ilkokul hemde ortaokul var.İlk ve orta okul seviyesinde roman.masal.hikaye vb.Ayrıca okulumuzda TEOG sınavına hazırlanan öğrencileri için yardımcı kaynaklara da ihtiyacları var. Kütüphanelerine destek verelim...


Oradaki Çocuklarımıza destek olalım elinizde çocuklarınızın çevrenizdeki insanların evlerinde okunmuş iyi durumdaki kitaplarını kargo yapalım...



İLETİŞİM BİLGİLERİ:



Adres: Kalınağaç İlkokulu Kalınağaç Köyü Siverek-Şanlıurfa 



İRTİBAT TEL : Okul müdür yardımcısı Mehmet Cenap ÖZ: 0531-8356232




Related Posts with Thumbnails